Daliyemba

Daliyemba

                                                           

A: Merhaba, Aliye ben …Yalnız yaşıyorum.

D: Hey Allahım! Yalnız yaşıyormuş, “koca bulmadım, annemle aynı evde yaşamaya da tahammül edemiyorum” diyemiyor da “yalnız yaşıyorum” muş.He canım he, yalnız yaşıyorsun…

A: Ya sen bir karışmasana!

D: İşine gelmeyince, “sen bir karışmasana” oluyor değil mi? Karışmıyorum, doğruları söylüyorum ben.

A: Tabi canım tabi, tanıştırmayı unuttum hay Allah, kusura bakmayın, kötümüz “Daliyemba”.

D: Kötü falan değilim ben kızım, her insanın içinden geçenim, gerçeğim sadece, o kadar. Kötü mötü senin uydurmaların bunlar.

A: Yaaa! Herkes herkese isim takar, dalga geçer falan, değil mi? Normal yani bunlar…

D: Evet Şekerim normal… Yani insanlar, sahilde oturan kediye tekme atmak aklından geçiyor diye, terapiste falan gitmezler.Çünkü aklından geçmesi ile kediye tekme atmak aynı şey değildir.

A: Delirtme beni! Kedilere tekme atmayı hayal etmek nedir ama? Neden böyle şeyler geliyor senin aklına?

D: Çünkü ben senin gibi sıkıcı değilim cicim. Ya bir hayal etsene, sabahın köründe uyku sersemi denize bakan kediye usulca sokulup, bi tekme koysan,  maaaoooovvvv diye denize uçsa kedi, valla ya komik değil mi yani…

A:Dillere de bak! Tekme koymak falan, serseri gibi… Komik falan değil tabii…

D: Sıkıcı salak!

A: Ya sen küfretmesene!

D: Öleceğim yeminle, ne sıkıcı bir insansın sen be kızım! Hayal et dedik sadece, gidip sırtına tekme yapıştırmadık ki…Arabanın arkası petshop gibi kokuyor, bütün gün kedi besliyoruz sokaklarda yalan mı? Kötülük olsa derdimiz besleme mi yaparız? Youtube’da izlerken gülüyorsun ama kedi videolarını.

A: İşte ben de onu diyorum: Mesela sokaktaki hayvanlar için dertlenirken, niye kedi tekmeleme hayali var benim kafamda? Tabii giderim terapiste.

D: Git tabii git, yürüyen botoks ne diyecekse sana! ”Hımm, anlıyorum, anlıyorum sizi Aliye Hanım”. Neyi anlıyor acaba? O kadar paraya ben de her şeyi anlarım valla, yalan mı?

A : Sana ne kadının botoksundan? Ya cidden sana ne? 

D: Ne demek sana ne! Karşımda oturuyor, ağzının suyunu toplayamayacak diye yüreğim ağzımda dinliyorum ben kadını.Görüyorum işte, yalan mı hem?

A: İyi de, biz her gördüğümüzle niye dalga geçiyoruz, isim takıyoruz acaba? Kulp takmak değil mi bu? 

D: Niye kulp takmak olsun kızım? Ruhumu darlıyorsun, yemin ederim! Babaanneme çekmişsin sen bak. Her şey düzenli olacak, hatırlasan sabahın köründe kalkar, dar eteğini, ince çorabını, “bluzunu” giyer, saatlerce saçını fırçalardı. Kazak , tişört değil ama bak illa ki “bluz” giyerdi. Ulan evdesin işte, ofise gider gibi o ne kılık? Aman desem , elalem ne der sonra değil mi? Hafazanallah, kapı falan çalınır, kılıksız görürler sonra bizim Refika Sultanı.

A: Asil kadındı işte, fena mı?

D: Değil elbette, salmak lazım diyorum azıcık.Elalem ne der diye diye yaşadı.Üzülüyorum.

A: Sen de anneannem gibisin, biliyorsun değil mi? Dangır dungur, bencil Nuriyesin işte.Ne bulsan giyip çıkarsın sana kalsa.Sorsan “ben böyle rahatım”, aynı anneannem işte!

D: Ben memnunum şekerim.Hem bir düşünsene, babaanne elalem ne der diye diye 63 yaşında gitti kanserden, anneanne sallaya sallaya, size de doyamadım, deyip öldüğünde 99 yaşındaydı.Hesap ortada, sal azıcık eğlence lazım hayata, gamlı baykuş.

A: Eğlenmeyelim demiyorum ki ben, etik gelmiyor sadece insanlarla dalga geçmek, isim falan takmak… Ne bileyim, kedi köpek tekmelemekle ilgili hayal kurmak… Normal insanlar böyle şeyler yapmazlar.Offf niye böylesin sen?

D: Böyleyim, çünkü eğlenmek istiyorum, hayatı ders çalışır gibi yaşamak istemiyorum be kızım.Ayrıca niye böyle olduğumu sormayı akıl ettiğin için de, teşekkür ederim. Devirme gözlerini babaannem gibi, rahmetli, misafirler kusur bulmasın diye herkesi idare ederdi gözleriyle.Ne çok benziyorsun sahiden ona.Geçen gün toplantıda müdürle dalga geçtim diye de devirdin durdun ya gözlerini, bazen cidden salak bu kız diyorum.

A: Aklımdan kovmaya çalışıyorum senin saçmalıklarını; anlaşılacak diye korkuyorum; ondan oynattım herhalde gözlerimi. Projeyi beğenmeyip bağırınca, adamı, kırmızı payetli mini etekle hayal etmek de nedir ama?

D: Hayallerimiz gözlerimizden görünmez küçük hanım.Fena mı işte toplantının o pis stresi bulaşmadı üstümüze.Götlü göbekli adama nasıl da yakıştı mini etek ama!

A:  Ayyy, çok komikti gerçekten!

D: Bu bir itiraftır, kayıtlara geçsin baş melekçim.Kızımız ilk defa komik buldu beni.Kız, sen beni kabul etmeye mi başladın yoksa?

A: Ne bileyim komikti bu defa sanırım.Ama çok korktum Deliyamba, anlayacaklar diye.

D: Bak kuzum, gözler kalbin aynasıdır lafını,  sen yanlış mı anladın acaba? Ayna o, pencere değil ki bacım, bakınca içerisi görünsün.Anlamaz yani o tombalak patron ne hayal ettiğimizi.

A: Yine de etik değil!

D:Etik etik, hay senin etiğine. Hep o uzun İhsan Efendi yüzünden bunlar biliyorsun değil mi? Bak nasıl kızardı yine.Ders bitti gülüm, yirmi sene oldu. Etik diye diye kafanı patates yaptı senin o adam. Hoş adama aşık olman adamın suçu değil ya neyse.Neydi o? İhsan Oktay Anardı, değil mi? 

A: Nereden aklına geldi şimdi?

D: Büyük aşkınız hanımefendi, unutmak mümkün mü? Ama küçük detay 20 yıl önceydi.Yani o anlattı, bitti. Yaşamın her anını etik etik yaşayamıyoruz anacım, yaşarsak İhsan Bey Kardeşimiz gibi oluyoruz. Şizofren yani…

A: Demesene öyle, koskoca yazar, felsefeci, şizofreni nerenden uydurdun?

D: Göte göt derler yavrum! Normal mi şimdi o adam? O zaman da değildi; şimdi de değil işte.Normal insan işi mi o yazdıkları? Alenen başka bir alemden bildiriyor adam. 

A: Deme öyle ayıp!

D: Ben kötüyüm değil mi, sen hastalığa ayıp deyince normal yani.

A: Haklısın utandım bak şimdi Daliyembacığım

D: Baş isim takıcı Aliye Hanım, Deli Aliye Hanım Abla diye isim tak, yetmesin Kasaba usulü kısalt “Daliyemba” de bana, sonra millete isim takıyorsun diye beni fırçala, seviyorum seni!

A: Ben de seviyorum galiba seni!

                                                                                                          Pelin..

Previous post
Written by

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir